✍️ Köşe Yazısı — Egehan’dan
Geçen hafta Gebze’deki bir lojistik merkezinde mola verdiğimde, direksiyon sallayan şoför abilerin çay sohbeti yine aynı yere bağlandı: “Egehan, bu elektrikli tırlar iyi hoş da, şarjı bitince rampada mı kalacağız?” Üniversitede teorisini gördüğüm menzil kaygısının asfalttaki karşılığı tam olarak buydu. Şoför koltuğunda oturan adam, haklı olarak deposundaki mazotun güvenini arıyor. Ancak kağıt üzerinde böyle görünse de asfaltta işler artık çok farklı bir boyuta geçti. Geçtiğimiz günlerde Renault Trucks ve İsviçreli Hugelshofer Lojistik’in imza attığı operasyon, bize lojistikte oyunun kurallarının baştan yazıldığını kanıtlıyor. Nominal menzili sadece 300 km olan bir E-Tech T elektrikli kamyon, günde 1.000 kilometreyi deviriyorsa, burada durup düşünmemiz gereken başka bir mühendislik var demektir.
Menzil Tabusu Yıkılıyor: “Fırsat Şarjı” ve Operasyonel Uptime
İşin aslı şu; 300 km gidebilen bir araçla 1.000 km yol yapmak bir sihirbazlık değil, tamamen “akıllı entegrasyon” meselesi. Hugelshofer’in sahadaki pratiğine baktığımızda, şoförler için en büyük zaman kaybı gibi görünen yasal dinlenme molalarının aslında birer “Opportunity Charging” (Ara Şarj) fırsatına dönüştüğünü görüyoruz. Çift şoför sistemiyle aracın yolda kalma süresi (uptime) maksimize ediliyor. Patronlar için bunun anlamı TCO (Toplam Sahip Olma Maliyeti) tablolarında devrim demek. Sen bataryayı gereksiz yere devasa boyutlarda alıp araca ölü ağırlık yüklemiyorsun; bunun yerine rotanı ve şoförün çay molasını akıllı şarj istasyonlarına denk getiriyorsun. Yükleme kapasitesinden feragat etmeden maksimum verim alıyorsun.
Garajı Elektrik Santraline Çevirmek
Tabii bu 1.000 km masalının arkasında sadece araba ve şoför yok. Hugelshofer’in Frauenfeld’deki tesisi tam bir vizyon örneği. Kurucu ortağımız Murat abi her zaman “Lojistik artık sadece araç yürütmek değil, veri ve altyapı yönetmektir” der. İsviçreliler bu vizyonu harfiyen uygulamış. Tesise 480 kW gücünde 30 adet hızlı şarj istasyonu kurmuşlar ve enerjiyi güneş panelleriyle üretiyorlar. Yıllık 1,2 milyon kWh üretim! Açık konuşmak gerekirse, şebeke elektriğine bağımlı kalmadan, gece araç yattığı yerde %100 şarja ulaşıyorsa, dizel faturasını hesaplamaktan saçları beyazlayan filo yöneticileri için bu sistem bulunmaz bir nimettir. Şarjın %95’inin depoda kendi enerjileriyle yapılması, sürdürülebilirliğin sadece “yeşil PR” olmadığını, doğrudan cüzdana dokunan bir karlılık stratejisi olduğunu gösteriyor.
Elektrikli lojistikte mesele bataryanın ne kadar büyük olduğu değil, şoförün takograf molasını ne kadar akıllı planladığınızdır.
Egehan — Lojibit.com Kurucu Editörü
2026’ya Doğru: Çelikten Enerjiye Dönüşüm
Avrupa Yeşil Mutabakatı kapımıza dayanmışken ve sınırda karbon düzenlemesi yaklaşıyorken, Türkiye’deki operasyonların da bu gerçeklikle yüzleşmesi şart. Çekici ve treyler sektörü artık demir-çelik satmaktan çok, “enerji ve operasyon yönetimi” satıyor. Genç bir lojistikçi olarak şuna inanıyorum: Çok yakında e-axle (elektrikli aks) sistemli treylerlerle bu 1.000 km’lik rekorlar haber değeri bile taşımayacak, günlük rutinimiz olacak. Şoförler için daha sessiz ve titreşimsiz kabinler, patronlar için ise öngörülebilir ve kontrol edilebilir enerji maliyetleri dönemi başlıyor.
Asfalttan dijitale… Yollarda görüşmek üzere.
Egehan — Lojibit.com Kurucu Editörü







