Son Dakika

19.6°C
  • Ankara
19.6°C
  • Ankara
Bizi Takip Edin!
Lojibit.comHaberlerKarayoluTIR & ÇekiciMakimsan Filo Yatırımı: 20 Adet MAN TGS Çekici Teslimatı
Makimsan Filo Yatırımı: 20 Adet MAN TGS Çekici Teslimatı

Makimsan Filo Yatırımı: 20 Adet MAN TGS Çekici Teslimatı

Makimsan Filo Yatırımı Kapsamında 20 Adet MAN TGS 18.480 Çekici Teslim Aldı

Uluslararası taahhüt ve altyapı sektörünün güçlü temsilcilerinden Makimsan filo yatırımı stratejileri doğrultusunda, ağır vasıta pazarının güvenilir markası MAN ile 30 araçlık stratejik bir iş birliğine imza attı. 1969 yılından bu yana asfalt emülsiyonu üretimi, havaalanı pist inşası ve dev altyapı projeleriyle adından söz ettiren Makimsan, operasyonel süreçlerini hızlandırmak amacıyla bu yatırımın ilk aşaması olan 20 adet MAN TGS 18.480 çekiciyi Ankara Kıbrısköy şantiyesinde düzenlenen resmi törenle teslim aldı. Azerbaycan, Romanya, Rusya ve Afganistan’ı kapsayan yedi farklı ülkede faaliyet gösteren şirketin bu donanım hamlesi, sadece bir araç yenileme işlemi değil, aynı zamanda uluslararası rekabette sahadaki gücünü konsolide etme adımı olarak öne çıkıyor.

İnşaat Lojistiğinde Dayanıklılık Sınavı ve Makimsan Filo Yatırımı

Standart karayolu taşımacılığı ile inşaat ve şantiye lojistiği arasındaki fark, kullanılan ekipmanların maruz kaldığı stres testinde gizlidir. Standart bir lojistik operasyonunda çekiciler otoyol koşullarında çalışırken, inşaat lojistiğinde araçlar toz, çamur, yüksek eğim ve ağır yük gibi ekstrem şartlarla mücadele etmek zorundadır. Bu bağlamda, hayata geçirilen Makimsan filo yatırımı, şirketin operasyonel dayanıklılık (durability) vizyonunu doğrudan yansıtmaktadır.

Şirketin tercihi olan MAN TGS 18.480 modeli, 480 beygir gücündeki yüksek torklu motor yapısı ve güçlendirilmiş şasisi ile “off-road” ve “on-road” geçişlerinde maksimum performans sunmak üzere tasarlanmıştır. Özellikle damperli treylerler (harfiyat ve mıcır kasaları) ile entegre çalışacak olan bu çekiciler, dorse bağlantı noktalarındaki (beşinci teker) ekstra dayanıklılıkları sayesinde şantiye içi zorlu manevralarda diferansiyel ve şasi burulmalarına karşı yüksek direnç gösterir.

Makimsan Makine İkmal Müdürü Ahmet Polat, gerçekleştirilen yatırımın şirket projelerindeki kritik rolünü şu sözlerle ifade etmiştir:

“Makimsan olarak yarım asrı aşkın deneyimimizle ulusal ve uluslararası alanda çok sayıda prestijli projeye imza atıyoruz. Bu projelerde başarı için kullanılan araçların kalitesi büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda, araç ve hizmet kalitesine güvendiğimiz MAN’ı tercih ettik. MAN araçlarının sunduğu yüksek performans ve düşük işletme maliyetiyle, operasyonel verimliliğimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.”
Ahmet Polat – Makimsan Makine İkmal Müdürü

Asfalt Taşımacılığında “Sıfır Hata” Toleransı ve Kesintisiz Tedarik Zinciri

Ankara Kıbrısköy şantiyesinde görev alacak olan yeni MAN çekiciler, ağırlıklı olarak asfalt ve mıcır taşıma operasyonlarında kullanılacaktır. Asfalt lojistiği, yarı römork ve ağır vasıta sektörünün en hassas disiplinlerinden biridir. Termal izolasyonlu (ısı yalıtımlı) damperli treylerler ile taşınan sıcak asfaltın, fabrikadan çıkıp finişer (asfalt döküm makinesi) cihazına ulaşana kadar belirli bir ısı değerinin altına düşmemesi gerekir. Bu süreçte çekicide yaşanacak herhangi bir mekanik arıza, yalnızca zaman kaybına değil, tonlarca malzemenin soğuyarak çöpe gitmesine (fire) ve milyonlarca liralık maddi zarara yol açabilir.

Bu nedenle, asfalt taşımacılığında çekicinin güvenilirliği, yükün kendisi kadar değerlidir. Yeni teslim alınan MAN TGS serisi, güçlü aktarma organları ve arıza önleyici akıllı motor yönetim sistemleri sayesinde operasyonel kesintileri (downtime) minimuma indirmeyi vadetmektedir. Bu kesintisiz lojistik akışı, aynı zamanda havaalanı pist inşası gibi zamanla yarışılan ve uluslararası standartlarda zemin toleransları gerektiren projelerde Makimsan’ın elini güçlendirmektedir.

Araçların teknik özelliklerinin operasyonlara doğrudan etkisi şu şekildedir:

  • Yüksek Motor Torku: Özellikle tam yüklü damper treylerler ile rampa çıkışlarında yakıt sarfiyatını optimize eder.
  • Güçlendirilmiş Süspansiyon: Şantiye içi bozuk yollarda çekicinin ve treylerin mekanik ömrünü uzatır, devrilme riskini minimize eder.
  • Ergonomik Kabin Tasarımı: Şantiye koşullarında uzun saatler çalışan sürücülerin yorgunluğunu azaltarak iş güvenliğini artırır.
  • Gelişmiş Retarder (Frenleyici): Tonlarca mıcır yüküyle yokuş aşağı inişlerde ana fren balatalarının ısınmasını ve aşınmasını engelleyerek servis maliyetlerini düşürür.

Ağır Vasıta İşletme Maliyeti ve TCO (Toplam Sahip Olma Maliyeti) Optimizasyonu

Ticari araç yatırımlarında satın alma maliyeti buzdağının sadece görünen kısmıdır. Asıl belirleyici unsur, TCO olarak bilinen “Toplam Sahip Olma Maliyeti”dir. Makimsan gibi yüzlerce iş makinesi ve ağır vasıtayı yöneten şirketler için yakıt tüketimi, yedek parça bulunabilirliği ve periyodik bakım aralıkları şirketin yıllık kârlılığını doğrudan belirler. MAN TGS 18.480, Euro 6 emisyon normlarına uygun motor teknolojisi ile hem karbon ayak izini düşürmekte hem de zorlu şantiye şartlarında bile sınıfının en iddialı yakıt tüketimi verilerinden birini sunmaktadır.

Ayrıca, uluslararası projeler yürüten bir firma için araç markasının küresel servis ağı kritik bir önem taşır. MAN’ın yaygın servis ağı, Makimsan’ın Romanya veya Azerbaycan gibi yurtdışı lokasyonlarında yaşayabileceği olası teknik sorunlara hızlı müdahale imkanı tanır. Törende söz alan MAN Kamyon Satış Uzmanı Engin Karaoğlu, markanın sağladığı bu katma değere dikkat çekmiştir:

“MAN olarak, üstün nitelikli araçlarımız ve satış sonrası hizmetlerimizle sektörünün lider firmalarının tercihi olmaya devam ediyoruz. Bugün, başarısını yalnızca yurt içinde değil uluslararası projelerde de kanıtlamış küresel bir markanın tercihi olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Yeni araçlarımızla çözüm ortağımızın sahadaki başarısına katkı sağlamayı sürdüreceğiz.”
Engin Karaoğlu – MAN Kamyon Satış Uzmanı

Lojibit Sektör Analizi

Makimsan tarafından gerçekleştirilen bu stratejik Makimsan filo yatırımı, Türkiye’deki büyük taahhüt ve altyapı şirketlerinin lojistik süreçlerini “taşeronlaştırmak” yerine “özmal araçlarla” yönetme eğiliminin güçlendiğini göstermektedir. Özellikle otoyol ve havaalanı inşası gibi dev projelerde, üçüncü parti nakliyecilerin araç tedarikinde yaşatabileceği gecikmelerin maliyeti, özmal araç yatırım maliyetlerinden çok daha yüksektir. İnşaat firmalarının lojistik süreçlerde kontrolü ele almak adına dayanıklı ve yüksek performanslı çekici alımlarına yönelmesi, yarı römork sektöründe de damper ve özel üretim inşaat treylerlerine olan talebi tetikleyecektir. İlerleyen dönemde, 30 araca tamamlanacak olan bu filonun, benzer yapıdaki taahhüt şirketlerini de iş sürekliliğini sağlamak adına ağır vasıta parklarını yenilemeye ve standardize etmeye iteceği sektör profesyonelleri tarafından öngörülmektedir.

Etiketler
Paylaş:

Önerilen Yazılar