Lojibit.com
Lojibit.comHaberlerSektörDernek HaberleriAND Başkanlık Seçimi Sonuçlandı: Yeni Başkan Salih Kodaman
AND Başkanlık Seçimi Sonuçlandı: Yeni Başkan Salih Kodaman

AND Başkanlık Seçimi Sonuçlandı: Yeni Başkan Salih Kodaman

AND Başkanlık Seçimi Sonuçlandı: Ağır Nakliyede Salih Kodaman ile Yeni Dönem Başlıyor

Türkiye lojistik sektörünün en kritik ve katma değerli kollarından biri olan proje taşımacılığında yönü belirleyecek olan AND başkanlık seçimi, Gebze’de gerçekleştirilen 5. Olağan Genel Kurul sonucunda Salih Kodaman’ın zaferiyle sonuçlandı. Ağır Nakliyeciler Derneği‘nin (AND) tarihinde ilk kez iki güçlü adayın yarıştığı ve demokratik katılımın en üst seviyeye çıktığı kongrede, 183 geçerli oyun 112’sini alan Salih Kodaman derneğin yeni başkanı oldu. Rakibi Gökhan Öztaş’ın 71 oy aldığı bu kritik seçim, sadece bir bayrak değişimi değil; ağır nakliye filolarının artan maliyetlerine, bürokratik engellerine ve yasal risklerine karşı “ortak akıl ve satın alma gücü” temelli yeni bir operasyonel stratejinin de başlangıcını temsil ediyor.

AND Başkanlık Seçimi Sonrası Filo Maliyetlerinde Konsolidasyon Dönemi

Ağır nakliyat ve proje taşımacılığı, standart lojistik operasyonlarına kıyasla çok daha yüksek yatırım ve işletme maliyetlerine (TCO – Toplam Sahip Olma Maliyeti) sahip bir uzmanlık alanıdır. Dev rüzgar türbinlerini, fabrika kazanlarını veya enerji trafolarını taşıyan çok dingilli (multi-axle) lowbed treylerler ve 6×4, 8×4 konfigürasyonlu ağır hizmet çekicileri, işletme giderleri açısından filoların üzerinde büyük bir yük oluşturur. Bu bağlamda, Salih Kodaman yönetiminin vaat ettiği en kritik yeniliklerin başında “Satın Alma Komitesi” gelmektedir.

Ağır nakliye filoları için lastik aşınması ve akaryakıt tüketimi devasa boyutlardadır. Örneğin 8 dingilli uzatılabilir bir lowbed treyler, tek bir operasyonda onlarca lastiğin eşzamanlı çalışmasını gerektirir. Kurulacak olan satın alma komitesinin operasyonel ve mali etkileri şu şekilde özetlenebilir:

  • Toplu Alım Gücü (Economies of Scale): Akaryakıt, ağır vasıta lastikleri, jant ve akü gibi sarf malzemeleri, dernek çatısı altında birleşen yüzlerce firmanın oluşturduğu havuz sayesinde çok daha yüksek iskontolarla (indirimlerle) tedarik edilebilecek.
  • Uluslararası Servis Ağı Veritabanı: Sadece yurt içi değil; Avrupa, Rusya ve Orta Asya hatlarında çalışan filolar için güvenilir ve uygun maliyetli servis noktalarından oluşan ortak bir veri tabanı yaratılacak. Bu hamle, yurtdışında arıza yapan (downtime) araçların onarım maliyetlerini ve bekleme sürelerini ciddi oranda düşürecektir.
  • Konaklama Anlaşmaları: Türkiye genelinde şantiyeler arası mekik dokuyan eskort araç sürücüleri ve ağır vasıta operatörleri için ulusal otel zincirleriyle yapılacak kurumsal indirim anlaşmaları, harcırah giderlerini aşağı çekecektir.

Salih Kodaman, bu rekabetçi ve yenilikçi yaklaşımın temelini kongredeki şu sözleriyle vurgulamıştır:

“Dernek tarihinde ilk kez iki adaylı bir seçime gidilmesi, bu rekabetin üye sayısını artırması ve derneğin büyümesine doğrudan katkı sağlaması açısından son derece kıymetlidir. Yeni dönemde kazanmak için her yolun mübah olduğu bir anlayış yerine, sektöre gönül veren genç, dinamik ve profesyonel bir ekiple, şeffaf bir yönetim anlayışıyla yola çıkıyoruz.”
Salih Kodaman – Ağır Nakliyeciler Derneği (AND) Yönetim Kurulu Başkanı

Bürokratik Engeller ve Hukuki Destek: “Tek Ses” Olmanın Operasyonel Gücü

Ağır nakliye sektörünün kanayan yarası, Karayolları Taşıma Yönetmeliği kapsamındaki gabari dışı izin belgeleri ve eskort uygulamalarındaki bölgesel tutarsızlıklardır. Karayolları Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı ve Emniyet birimleri arasında koordinasyon eksikliğinden kaynaklanan bekleme süreleri, lojistik şirketleri için doğrudan ciro kaybı anlamına gelir. Rota izinlerinin gecikmesi, devasa yatırım projelerinin aksamasına ve nakliyeciye rücu eden cezai şartlara (penaltı) neden olmaktadır.

Yeni yönetimin oluşturacağı “Genel Sekreterlik Birimi” ve nakliye hukukunda uzmanlaşmış hukuk bürosu entegrasyonu, tam da bu kriz anlarında devreye girecektir. Nakliye araçlarına kesilen astronomik ve haksız trafik cezaları ile operasyon sırasında meydana gelen hasar rücu dosyaları, bireysel firmaların cılız itirazları yerine derneğin kurumsal hukuk gücüyle savunulacaktır. Bu hukuki kalkan, risk primlerini ve sigorta maliyetlerini stabilize edecek stratejik bir koruma sağlayacaktır.

Yeni Yönetim Kurulu ve Sektörde Temsil Gücü

AND’nin yeni yönetim kurulu listesi incelendiğinde; Hareket Yük Mühendisliği, Mağdenli Nakliyat, Ekin Ağır Yük gibi Türkiye’nin küresel ölçekte iş yapan proje taşımacılığı devlerinin genç ve vizyoner temsilcilerinden oluştuğu görülmektedir. Bu profesyonel kadro, sektörün sorunlarını kamuya aktarırken “ağırlığını” tam anlamıyla hissettirebilecek bir lobi gücü yaratmaktadır. Yönetim kurulu toplantılarının her ay farklı bir üyenin ev sahipliğinde yapılacak olması da, sahadaki sorunların Ankara’ya filtrelenmeden ve hızla aktarılmasını sağlayacak bir “sahaya inme” stratejisidir.

Yönetim Kurulu’nda Öne Çıkan Başlıklar:

  • Türkiye’nin farklı bölgelerinden temsil gücü yüksek, global operasyon kabiliyeti olan lojistik firmalarının konsensüsü.
  • Kamu otoriteleriyle olan iletişimin, bireysel şikayetlerden çıkarılıp “sektör raporları” eşliğinde veri odaklı sunulması.
  • Diğer STK’lar (UND, UTİKAD vb.) ile entegre çalışacak bir danışma kurulu oluşturulması.

Lojibit Sektör Analizi

Gerçekleştirilen bu AND başkanlık seçimi, Türk ağır nakliyat pazarının artık konvansiyonel “babadan oğula” lojistik anlayışından, kurumsal ve veri odaklı bir tedarik zinciri mühendisliğine evrildiğinin en net kanıtıdır. Milyonlarca Euro değerindeki modüler treylerleri (SPMT) ve ağır hizmet çekicilerini yöneten firmalar, kâr marjlarının giderek daraldığı bu enflasyonist ortamda hayatta kalabilmek için derneklerini bir “maliyet optimizasyon merkezi” gibi kullanmak zorundadır. Salih Kodaman’ın Satın Alma Komitesi ve Hukuk Birimi projeleri, lojistik işletmelerinin bilanço risklerini minimize etmeye yönelik son derece gerçekçi ve doğrudan sonuç verecek hamlelerdir. Önümüzdeki dönemde AND’nin bu agresif işbirliği modelinin, treyler üreticilerinden yedek parça tedarikçilerine kadar tüm yan sanayiyi “toplu sözleşme” masasına oturtacağı ve sektörde satın alma dinamiklerini kökten değiştireceği öngörülmektedir.

Etiketler
Paylaş:

Önerilen Yazılar