DHL Supply Chain, Lilly Türkiye ile 1995’ten bu yana sürdürdüğü sağlık lojistiği iş ortaklığını Avrupa 3 tesisinde devreye aldığı yeni soğuk depo yatırımıyla genişletti. Yatırım, Lilly’nin büyüyen operasyonlarını desteklerken sıcaklık kontrollü depolama, dağıtım ve katma değerli hizmetlerin aynı operasyon zinciri içinde yönetilmesini güçlendiriyor. DHL’nin paylaştığı bilgilere göre iki şirketin iş birliği bugün Türkiye’nin yüzde 97’sine ulaşan bir dağıtım ağına dönüşmüş durumda.
DHL Supply Chain Soğuk Depo Yatırımını Avrupa 3 Tesisinde Devreye Aldı
DHL Supply Chain Türkiye, Lilly Türkiye’ye sunduğu sağlık lojistiği hizmetlerini Avrupa 3 tesisindeki yeni soğuk depo alanıyla genişletti. Şirketlerin iş birliği 1995 yılına dayanıyor. 25 Ağustos 2026 tarihli açıklamaya göre ilk dönemde dört ilde başlayan taşıma operasyonları bugün Türkiye’nin yüzde 97’sini kapsayan bir dağıtım ağına ulaşmış durumda.
Yeni yatırımın temel amacı, sıcaklık hassasiyeti bulunan sağlık ürünlerinin depolamadan son teslimat noktasına kadar kontrollü, izlenebilir ve kalite standartlarına uygun biçimde yönetilmesini desteklemek. Bu yapı, lojistik süreçlerinde yalnızca depolama kapasitesini değil; taşıma, dağıtım ve katma değerli hizmetlerin birlikte çalışmasını da öne çıkarıyor.
Operasyon Hacmi 2025’ten Bu Yana İki Katına Çıktı
Basın bülteninde paylaşılan verilere göre operasyonların hacmi 2025 yılından bu yana iki katına çıktı. Aynı dönemde katma değerli hizmetlerin, yani VAS (Value Added Services) hacminin üç katına ulaştığı belirtiliyor. Bu büyüme, depo içi süreçler kadar ürünün sahadaki dağıtım yapısının da ölçeklenmesini gerektiriyor.
Bu operasyon modeli, sağlık lojistiğinde kapasite artışının yalnızca daha fazla depo alanı eklemekten ibaret olmadığını gösteriyor. Depolama alanı, sıcaklık kontrollü araçlar ve teslimat ağı birlikte ölçeklenmek zorunda. Lojibit’in soğuk zincir taşımacılığına ilişkin diğer içeriklerinde de ele alındığı gibi ürün bütünlüğü, taşıma ekipmanı ile depo altyapısının birlikte yönetilmesini gerektiriyor.
“Lilly Türkiye ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizi daha da ileriye taşımaktan ve önümüzdeki dönemde de birlikte değer yaratmayı sürdürmekten büyük mutluluk duyuyoruz”
— Buket Cox, DHL Supply Chain Türkiye Genel Müdürü
Aktif Sıcaklık Kontrollü Araçlarla Depodan Teslimat Noktasına
DHL’nin açıklamasına göre dağıtımda kullanılan sıcaklık kontrollü araçlar aktif taşıma sistemiyle çalışıyor. Böylece ürünler, gerekli sıcaklık aralıkları korunarak depodan nihai teslimat noktasına ulaştırılıyor. Şirket ayrıca bu yaklaşımın strafor ambalaj ihtiyacını ortadan kaldırdığını ve ambalaj atıklarının azaltılmasına katkı sağladığını belirtiyor.
Buradaki operasyonel ayrım önemli: soğuk zincirde yalnızca depodaki sıcaklık koşullarının sağlanması yeterli değil. Ürün depodan çıktığı anda dağıtım aracının aynı kontrol mantığını devam ettirmesi gerekiyor. Bu nedenle yatırımın değeri, depo ile son teslimat arasındaki sıcaklık kontrollü akışın tek sistem içinde ele alınmasında ortaya çıkıyor.
DHL Group Sağlık Lojistiğine 2030’a Kadar 2 Milyar Euro Ayırıyor
Avrupa 3 tesisindeki yatırım, DHL Group’un Yaşam Bilimleri ve Sağlık Hizmetleri alanını büyüme sektörlerinden biri olarak konumlandırdığı 2030 Stratejisi ile de bağlantılı. DHL Group, DHL Health Logistics üzerinden uzmanlaşmış altyapı ve soğuk zincir çözümleri dahil olmak üzere küresel sağlık lojistiği kapasitesini genişletmek için 2030 yılına kadar 2 milyar Euro yatırım yapacağını açıkladı.
Türkiye’deki bu yatırım, küresel stratejinin yerel operasyonlara nasıl yansıdığına dair somut bir örnek oluşturuyor. Daha önce Lojibit’te ele aldığımız DHL Holtum lojistik yatırımı da grubun farklı uzmanlık alanlarında özel altyapı yatırımları gerçekleştirdiği bir başka örnek.
Lojibit Değerlendirmesi: Sağlık Lojistiğinde Kapasite Kadar Süreklilik de Kritik
Lojibit açısından bu yatırımın dikkat çekici tarafı, üç farklı operasyon katmanını aynı anda büyütmesi: depolama, katma değerli hizmetler ve sıcaklık kontrollü dağıtım. Kaynak metinde verilen hacim artışları, yeni alan ihtiyacının doğrudan operasyon büyümesiyle bağlantılı olduğunu gösteriyor. Sağlık lojistiğinde yatırım kararının yalnızca metrekare artışı üzerinden değil, ürünün depo girişinden teslimata kadar kesintisiz kontrol edilmesi üzerinden okunması daha doğru.
Ayrıca 30 yılı aşan DHL-Lilly iş ortaklığı, bu özel operasyon açısından hizmet sağlayıcı ile müşterinin uzun dönemli entegrasyonuna dikkat çeken bir örnek. Buradan sektör geneline yönelik bir trend sonucu çıkarmak için yeterli veri bulunmuyor; ancak bu iş birliğinde depo, taşıma ve VAS hizmetlerinin birlikte genişlediği net biçimde görülüyor.
Türkiye İçin Anlamı: Soğuk Zincirde Uçtan Uca Altyapı Öne Çıkıyor
Türkiye açısından yatırımın en somut etkisi, Lilly Türkiye’nin büyüyen sağlık operasyonlarının ülke çapına yakın bir dağıtım ağıyla desteklenmesi. Kaynak metinde Türkiye sağlık lojistiği pazarının toplam büyüklüğüne ilişkin veri verilmediği için daha geniş pazar hakkında sayısal bir sonuç çıkarmak doğru olmaz.
Buna karşılık operasyonel açıdan net bir çıkarım yapılabilir: sıcaklık hassasiyeti olan ürünlerde depo, araç ve son teslimat süreçlerinin birbirinden bağımsız yönetilmesi yerine tek kalite zinciri içinde ele alınması gerekiyor. Türkiye’de sağlık ürünleri taşıyan lojistik firmaları açısından bu tür yatırımlar, kapasite planlamasında yalnızca depo alanının değil, dağıtım ekipmanı ve izlenebilirlik altyapısının da birlikte değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatıyor.
Lojibit, Türkiye’de depo, soğuk zincir ve sağlık lojistiği alanındaki yeni yatırımları sektör profesyonelleri için yakından takip etmeye devam edecek.








