Lojibit.com
Lojibit.comHaberlerAvrupaBleckmann AutoStore Yatırımıyla Depo Otomasyonunu Büyütüyor
Bleckmann AutoStore Yatırımıyla Depo Otomasyonunu Büyütüyor

Bleckmann AutoStore Yatırımıyla Depo Otomasyonunu Büyütüyor

📊 Sektör Analizi

Bleckmann AutoStore Yatırımı İle E-Ticaret Depo Otomasyonunda Çığır Açıyor

Avrupa’nın önde gelen moda ve yaşam tarzı e-ticaret lojistiği (e-fulfilment) uzmanlarından biri olan Bleckmann, Hollanda’daki Almelo-Newton tesisinde yeni nesil entegre otomatik depolama ve boşaltma sisteminin (ASRS) başarıyla devreye alındığını duyurdu. Bleckmann AutoStore stratejisi kapsamında hayata geçirilen bu ileri teknoloji “üründen insana” (goods-to-person) sistemi, Kardex robotik entegrasyonu ve tam otonom paketleme hatlarıyla geleneksel raf depolamasına devrim niteliğinde bir alternatif sunuyor. Avrupa genelinde her geçen gün daha da derinleşen lojistik iş gücü kıtlığına (labor scarcity) ve fırlayan depo metrekare kira maliyetlerine karşı stratejik bir yanıt niteliği taşıyan bu hamle, sipariş hazırlama (picking) hızını eşi görülmemiş seviyelere taşıyor.

Bleckmann AutoStore Sistemi Nedir ve Neden Şimdi Yatırım Yapılıyor?

Avrupa lojistik sektörü, son yıllarda pandeminin de tetiklediği devasa bir e-ticaret sıçraması yaşarken, eş zamanlı olarak ağır bir iş gücü daralmasıyla mücadele ediyor. Endüstriyel tesislerde depo elemanı, sipariş toplayıcı (picker) ve nitelikli lojistik personeli bulmak, büyük şirketler için en temel operasyonel darboğaz haline gelmiş durumda. Bleckmann AutoStore sistemi, insan gücüne bağımlılığı minimize eden ve operasyonel verimliliği 7/24 garanti altına alan bir teknolojik kalkan olarak tam bu noktada öne çıkıyor.

Geleneksel bir e-ticaret deposunda, sipariş toplayıcıların mesailerinin yaklaşık %60’ı devasa depo koridorları ve raflar arasında yürüyerek geçer. Bu durum hem zaman kaybı hem de yüksek personel sirkülasyonu demektir. Bleckmann’ın yeni otomasyon vizyonu ise süreci tersine çeviriyor: Çalışan hareket etmiyor, radyo frekanslarıyla kontrol edilen otonom robotlar raflar arasında süzülerek ilgili ürün çekmecesini buluyor ve doğrudan paketleme istasyonundaki çalışanın önüne getiriyor. Bu “üründen insana” iş modeli, fiziksel yorgunluğu azaltırken operasyonel hızı katlıyor.

Geleneksel Raf Sistemlerine Karşı 7 Kat Alan Tasarrufu

Lojistik yöneticileri ve gayrimenkul yatırımcıları için bu gelişmenin finansal boyutu son derece çarpıcıdır. Hollanda, Almanya ve Belçika üçgeni gibi Avrupa’nın lojistik kalbinin attığı bölgelerde endüstriyel gayrimenkul arzı kısıtlı, arsa maliyetleri ise astronomik seviyelerdedir.

Kardex altyapısıyla desteklenen yeni AutoStore çözümü, geleneksel sipariş toplama katlarına (racking) kıyasla aynı miktardaki envanteri depolamak için tam 7 kat daha az alan kullanmaktadır. Bu inanılmaz depolama yoğunluğu, lojistik şirketlerine şu rekabet avantajlarını sağlar:

  • Aynı çatı altında, farklı e-ticaret markalarına (müşterilere) ait çok daha fazla varyasyonun (SKU) aynı anda depolanabilmesi.
  • Dar alanda yüksek stok tutabilme kabiliyeti sayesinde, tedarik zincirindeki kırılmalara karşı “stok tükenme” (out-of-stock) riskinin minimize edilmesi.
  • Deponun ısıtma, soğutma ve aydınlatma gibi genel giderlerinin (overhead costs), metrekare başına depolanan ürün sayısı arttığı için birim ürün başına düşmesi.

‘Üründen İnsana’ Ekosistemi ve Otomatik Paketleme Devrimi

Bleckmann’ın bu tesisindeki otomasyon sadece ürünün raftan alınmasıyla sınırlı kalmıyor. Sistemin asıl fark yaratan yönü, siparişlerin kutulanması aşamasındaki otonom müdahalelerdir. Gelişmiş taşıma bantları (conveyor), otomatik karton hazırlama makineleri (carton erectors) ve ürünün gerçek boyutuna göre kartonun yüksekliğini otomatik olarak keserek küçülten paketleme istasyonları sistemin bütünlüğünü sağlıyor.

“Bir ürün AutoStore’a girdiği andan depoyu bir karton içinde terk edene kadar, sadece tek bir çift el tarafından dokunulmuş olacaktır. Bu minimum müdahale stratejisi verimliliği inanılmaz derecede artırırken, manipülasyonun azalması sayesinde insan kaynaklı hata yapma riskini de neredeyse sıfıra indirmektedir.”- Kevin Paindeville, Bleckmann Depo Çözümleri ve İnovasyon Direktörü

Kutu boyutlarının yükseklik azaltma (height reduction) teknolojisiyle küçültülmesi, lojistik maliyetlerinde de gizli bir kahramandır. İçinde gereksiz boşluk ve hava barındırmayan daha küçük kargo kutuları, sevkiyat sırasında bir kamyonun veya semi treylerin içine çok daha fazla siparişin sığdırılabilmesi anlamına gelir. Bu da doğrudan navlun (taşıma) maliyetlerinde düşüş yaratır.

Yapay Zeka Destekli Talep Tahmini ve “Karanlık Lojistik”

Bu sistemin e-ticaret markalarına sunduğu en kritik vaat, sipariş esnekliğidir. Tüketicilerin “ertesi gün teslimat” (next-day delivery) beklentisi giderek artarken, otomasyon sayesinde sipariş hazırlama süreleri saatlerden dakikalara inmektedir. Bu hız, e-ticaret firmalarının müşterilerine sipariş vermek için sunduğu “kesim saatlerini” (cut-off times) gece yarısına kadar uzatabilmesine olanak tanır.

“AutoStore sistemi otomatik olarak en popüler öğeleri daha erişilebilir hale getirerek daha hızlı gönderilmelerini sağlıyor. Ayrıca, yoğun satış dönemleri öncesinde sistemi önceden programlayarak en çok satan ürünlerin daha da hızlı bir şekilde hazır olmasını sağlamak mümkün. Bu, ekstra yoğun anlarda değerli zamandan tasarruf sağlıyor.”- Tom Wijlens, Bleckmann Hollanda Kuzey COO’su

Öte yandan sistem, “Karanlık Lojistik” (Lights-out logistics) kavramının en başarılı uygulamalarından biridir. 10 adet radyo kontrollü robotun çalışırken tükettiği enerji, standart bir elektrikli süpürgenin harcadığı enerjiyle eşdeğerdir. Üstelik bu robotlar operasyonlarını zifiri karanlıkta da kusursuzca yürütebildiği için, deponun aydınlatma maliyetlerinden devasa bir enerji tasarrufu sağlanır.

Taşımacılık ve Semi Treyler Operasyonlarına Doğrudan Etkisi

Depo içinde yaşanan bu otonom devrim, deponun kapısındaki rampaya yanaşan nakliye şirketlerini ve tır şoförlerini neden ilgilendiriyor? Çünkü lojistik bir zincirdir ve halkanın biri hızlandığında diğerleri de ayak uydurmak zorundadır.

Öncelikle, kusursuz işleyen ve saatte binlerce siparişi paketleyebilen bir depo, treyler dolum sürelerini radikal biçimde kısaltır. Geleneksel depolarda siparişlerin toparlanması beklendiği için saatlerce rampada yatan (dwell time) çekiciler, bu sistem sayesinde çok daha hızlı yük alıp yola çıkabilirler. Sefer devir hızının (turnaround) artması, filoların günlük operasyonel verimliliğini yükseltir. Ayrıca, otomatik olarak standartlaştırılmış ve küçültülmüş paketler, kargo yüklemesi yapılan kutu dorse ve mega treylerlerin hacimsel kapasite kullanım oranını (fill rate) maksimize ederek taşımacıların kâr marjlarını korumasına yardımcı olur.

Lojibit Sektör Analizi: Lojistikte Sermaye Yoğun (CapEx) Dönüşüm Hızlanıyor

Bleckmann’ın Almelo-Newton tesisindeki bu yatırımı, e-ticaret lojistiği (3PL) sektörünün “gayrimenkul kiralama ve ucuz iş gücü” ekseninden çıkıp, “ileri teknoloji ve veri mimarisi” eksenine kaydığının kesin bir kanıtıdır. Geçmişte rakiplerine karşı “en büyük depolama alanına” sahip olmakla övünen firmalar, bugün “en akıllı metrekareye” sahip olmak için yarışmaktadır. Türkiye gibi e-ticaret hacminin geometrik olarak büyüdüğü pazarlarda da lojistik ve taşımacılık firmalarının bu trendi yakından okuması hayati önem taşır. Sadece nakliye yapan veya konvansiyonel depolama hizmeti sunan firmaların, “kullandıkça öde” (pay-as-you-grow) mantığıyla genişleyebilen robotik sistemlere entegre olamaması durumunda uluslararası rekabette geri kalmaları kaçınılmazdır. Bu yatırım tek başına değil, sektördeki sıfır emisyon ve otonom nakliye araçları (sürücüsüz kamyonlar) gelişmeleriyle birlikte okunduğunda; geleceğin lojistik merkezlerinin insanlardan arındırılmış, robotların robotlara (depo robotundan sürücüsüz tıra) yükleme yaptığı kapalı bir ekosisteme doğru evrildiğini açıkça göstermektedir.

Etiketler
Paylaş:

Önerilen Yazılar