Horoz Lojistik’te Yeni Dönem Başladı Lojistik Depo Yönetimi ve Kaan Göksu Hamlesi
Tedarik zinciri krizlerinin ve artan e-ticaret hacimlerinin sektör oyuncularını operasyonel verimliliğe mecbur bıraktığı günümüzde, Horoz Lojistik üst düzey bir atamayla lojistik depo yönetimi stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Türkiye lojistik pazarının köklü firmalarından biri olan Horoz Lojistik, yurtiçi depo operasyonlarının başına, sektörde “omnichannel” (çok kanallı) perakende, hızlı ticaret ve kontrat lojistiği alanlarında derin bir saha tecrübesine sahip olan Kaan Göksu’yu getirdiğini duyurdu. Temmuz ayının son haftası itibarıyla “Yurtiçi Lojistik Depolar Grup Başkanı” ünvanıyla göreve başlayan Göksu, şirketin tüm depolama altyapısının modernizasyonu, süreç iyileştirme hedefleri ve sürdürülebilir kârlılık stratejilerine liderlik edecek. Sadece bir insan kaynakları gelişmesi olmaktan öte, bu atama; geleneksel depoculuk anlayışının yerini “mühendislik tabanlı sipariş karşılama (fulfillment) merkezlerine” bıraktığı bir dönemde, Horoz Lojistik’in pazardaki rekabetçi konumunu agresif bir şekilde koruma niyetini ortaya koymaktadır.
Omnichannel Perakende ve Kontrat Lojistiğinde Deneyim Faktörü Neden Önemli?
Günümüz tedarik zinciri yönetiminde, bir lojistik merkezinin başarısı artık metrekare büyüklüğüyle değil; o metrekare içinde ne kadar hızlı, hatasız ve maliyet-etkin operasyon yapılabildiğiyle ölçülmektedir. Kaan Göksu’nun kariyer geçmişine bakıldığında, DHL gibi global bir devde atılan mühendislik temellerinin üzerine; Boyner Grup’ta geleneksel perakendenin e-ticarete dönüşüm sancıları, Getir’de saniyelerle yarışan “hızlı ticaret” (q-commerce) dinamikleri ve son olarak Ekol Lojistik’te 1.200’den fazla personelin yönetildiği devasa bir kontrat lojistiği ağının entegre edildiği görülmektedir. Moda, perakende ve hızlı tüketim ürünleri (FMCG) gibi hızın ve iade lojistiğinin (tersine lojistik) son derece kritik olduğu sektörlerde edinilen bu “çok kanallı” deneyim, Horoz Lojistik’in müşteri portföyüne sunacağı katma değerli hizmetlerin (VAS – Value Added Services) doğrudan zenginleşmesi anlamına gelmektedir.
E-ticaret lojistiği, geleneksel B2B (işletmeden işletmeye) palet bazlı taşımacılıktan tamamen farklı bir kas yapısı gerektirir. B2C (işletmeden tüketiciye) operasyonlarında siparişler adet bazlıdır, ayrıştırma (picking) ve paketleme (packing) süreçleri yüksek oranda işçilik veya otomasyon talep eder. Kaan Göksu’nun Boyner ve Ekol Lojistik bünyesinde yönettiği kompleks e-ticaret ve moda operasyonları, Horoz Lojistik’in yurtiçi depolarında kurgulayacağı yeni otomasyon yatırımlarının ve süreç akışlarının, doğrudan saha gerçeklerine uygun ve yatırım geri dönüşü (ROI) yüksek projeler olacağının güçlü bir sinyalidir.
Yeni göreviyle ilgili vizyonunu ve hedeflerini paylaşan Horoz Lojistik Yurtiçi Lojistik Depolar Grup Başkanı Kaan Göksu, bu entegrasyon sürecini şu ifadelerle özetlemektedir:
“Temmuz ayının son haftası itibarıyla Horoz Lojistik ailesine katılmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bugüne kadar lojistik, tedarik zinciri ve e-ticaret alanlarında edindiğim deneyimleri, yeni görevimde Horoz Lojistik’in köklü geçmişi ve güçlü insan kaynağıyla bir araya getirerek, şirketimizin geleceğine değer katacak çalışmalara imza atacağımıza inanıyorum. Horoz Lojistik’in güçlü mirasını daha da ileriye taşımak, birlikte sürdürülebilir başarılar elde etmek ve yeni başarı hikayeleri yazmak için tüm ekip arkadaşlarımla heyecanlıyız ve hazırız.”
Kaan Göksu – Horoz Lojistik Yurtiçi Lojistik Depolar Grup Başkanı
Yalın Üretim Mühendisliğinin Lojistik Depo Yönetimi Sistemlerine Entegrasyonu
Lojistik sektöründe uzun yıllardır süregelen “alaylı – mektepli” dengesinde, ibre artık kesin bir şekilde veri analitiğine, endüstri mühendisliğine ve süreç optimizasyonuna dönmüştür. Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği ve İngiltere University of Warwick “Manufacturing System Engineering” (Üretim Sistemleri Mühendisliği) yüksek lisans altyapısına sahip olan Göksu’nun, “Six Sigma Green Belt” sertifikasyonuna sahip olması, bu atamanın en kritik teknik detaylarından biridir. Altı Sigma (Six Sigma) metodolojisi, süreçlerdeki kusurları (hatalı ürün toplama, yanlış adresleme, hasarlı sevkiyat) milyonda 3,4 seviyesine indirmeyi hedefleyen, tamamen istatistiksel ve veri odaklı bir kalite yönetim sistemidir.
Bir deponun geleneksel bir depolama alanından çıkıp bir “üretim bandı” mantığıyla çalışması (yalın üretim metodolojileri), şu operasyonel başlıkları doğrudan etkiler:
- Süreç İyileştirme (Kaizen) ve Verimlilik Artışı: Depo içi yürüyüş mesafelerinin azaltılması (spagetti diyagramı optimizasyonu), forklift rotalarının yapay zeka destekli WMS (Depo Yönetim Sistemleri) ile planlanması ve vardiya bazlı personel verimliliğinin artırılması sağlanır.
- P&L (Kâr/Zarar) Yönetiminde Hassasiyet: Yüksek enflasyon ve artan asgari ücret maliyetleri karşısında, depo içi operasyonel giderleri (OPEX) kontrol altında tutmak, sözleşmeli lojistik (kontrat lojistiği) projelerinin kârlılığını belirleyen yegane unsurdur. Analitik finansal yönetim, birim başına düşen işlem maliyetini (Cost Per Unit) minimize eder.
- Sıfır Hata ve SLA Uyumluluğu: E-ticaret platformlarının lojistik servis sağlayıcılara dayattığı katı Hizmet Seviyesi Anlaşması (SLA) kuralları, “zamanında ve eksiksiz” (OTIF – On Time In Full) teslimat oranlarının kusursuz olmasını gerektirir. Mühendislik tabanlı kalite kontrol süreçleri, müşteri şikayetlerini ve ceza faturalarını (penalty) ortadan kaldırır.
Rakipler İçin Stratejik Bir Uyarı: Nitelikli İnsan Kaynağı Rekabeti
Horoz Lojistik’in Kaan Göksu’yu transfer etmesi, Türkiye’deki diğer ulusal lojistik servis sağlayıcıları ve 3PL (Üçüncü Parti Lojistik) şirketleri için net bir pazar okuması sunmaktadır. Piyasada sadece depo alanı kiralamak (palet in/out) dönemi kapanmıştır. Küresel e-ticaret devleri ve büyük perakende zincirleri, lojistik iş ortaklarını seçerken; firmanın IT altyapısına, süreç optimizasyon kabiliyetine ve o operasyonu yönetecek lider kadronun “know-how” seviyesine bakmaktadır. Lojistik işletmeleri için büyümenin anahtarı artık tır filosu sayısını artırmak kadar, o filoyu besleyecek olan depoların dijital ve operasyonel zekasını (smart warehousing) artırmaktan geçmektedir. Getir ve Ekol gibi yüksek hacimli ve yüksek stresli operasyonlarda P&L yönetimi yapmış bir liderin Horoz Lojistik kadrosuna katılması, markanın yeni dönemde pazar payını, özellikle yüksek marjlı e-ticaret ve teknoloji perakendeciliği lojistiği alanlarında büyütme hedefinde olduğunun tescilidir.
Lojibit Sektör Analizi
Horoz Lojistik’in yurtiçi depolarının yönetimine Kaan Göksu gibi mühendis kökenli ve perakende/e-ticaret kasları güçlü bir ismi ataması, Türkiye tedarik zinciri ekosisteminde “tedarik zinciri mühendisliğinin” (supply chain engineering) geleneksel depoculuğun yerini aldığının en somut kanıtıdır. Gayrimenkul maliyetlerinin (depo kira bedelleri) ve mavi yaka işçilik ücretlerinin tarihi zirvelere ulaştığı mevcut ekonomik daralma döneminde; lojistik firmaları için kâr marjlarını korumanın tek yolu mevcut alan ve iş gücünden maksimum verimi almaktır (throughput optimization). Altı Sigma ve Yalın Üretim felsefesinin depolara entegrasyonu, Horoz Lojistik gibi büyük hacimli 3PL operatörlerine sadece operasyonel maliyet avantajı sağlamakla kalmayacak; aynı zamanda hız ve sıfır hata bekleyen büyük global markaların kontrat ihalelerinde (RFP) rakiplerinin önüne geçmesini sağlayacak en stratejik “görünmez silah” olacaktır.








